
Uzun süre kullanılmadan duran elektrikli bir otomobilin bataryası biter mi? Arka planda çalışan sistemler, bağlantılar ve havalandırma kontrolleri bile bir soru işareti bırakıyor.
Kullanılmadığı sürede doğal şarj kaybı kaçınılmaz olsa da doğru önlemler alındığında aracın batarya tüketimi de minimuma inebilir.
İçerikten Görseller





“Phantom Drain” nedir?

Elektrikli bir otomobili şarjı doluyken park edişinizden saatler sonra şarj seviyesinin azaldığını görebilirsiniz. Böyle bir durumda akla ilk gelen bataryada kaçak olup olmadığıdır. Ancak bu durum, elektrikli araçlarda görülen oldukça doğal bir durumdur.
Elektrikli bir otomobili tıpkı akıllı bir telefon gibi düşünebiliriz. Uyku modundayken bile arka planda batarya yönetim sistemi, hücresel veri bağlantıları, kameralar ve giriş sistemleri aktif kalmaya devam eder. Bu durum da “phantom drain” yani “hayalet tüketim” olarak bilinir.
Sorunsuz bir elektrikli araçta bu tüketim günlük %1 ila %3 arasındadır.

Fakat araçtaki bazı sistemler, bu oranı ikiye katlayabilir. Örneğin:
- Özellikle Tesla (Sentry Mode) veya Togg T10X gibi araçlarda çevreyi sürekli izleyen güvenlik kameraları işlemciyi uyanık tutar. Sadece bu özellik bile günde %5 ila %8 arası ciddi bir şarj kaybına yol açabilir.
- Elektrikli araçlarda multimedya ve modemler küçük 12V aküden beslenir. Sistem bu akünün voltajını sürekli kontrol eder; seviye düştüğünde ana bataryayı devreye sokup 12V aküyü şarj eder.
- Aracın OBD portuna takılan araç takip cihazı veya ekstra aksesuarlar aracın kendisini sürüş modunda sanmasına neden olur.
Elektrikli araçların ideal şarj seviyesi nasıl olmalı?

Aracınızı uzun süre kullanmayacağınız bir senaryoda yapabileceğiniz hataların başında bataryayı ağzına kadar doldurmak veya dip seviyelerde bırakmak gelir. Çünkü elektrikli araçlarda da kullanılan lityum-iyon bataryalar, tam dolulukta ve boşlukta yüksek kimyasal strese girer.
Uzun süreli parklar için en sağlıklısı aracı %40 ile %60 arasıdır. Böylece hücre ömrünü korurken olası hayalet tüketimler için de bir güvenlik sağlanmış olur.
Hava sıcaklığı da batarya tüketimini doğrudan etkiler.
Park halindeki aracın batarya tüketimini doğrudan etkileyen dış faktörlerden biri de hava sıcaklığıdır. Aşırı sıcak havada araç, bataryasını korumak için soğutma sıvısı pompalayıp fan çalıştırabilir. Soğuk havada ise tam tersi, batarya ısıtıcıları çalıştırılır ve araç menzil kaybına uğrar.
Aracı uzun süre park etmeden önce hangi önlemler alınmalı?

Uzun süre kullanmayacağınız aracı park etmeden önce uygulama üzerinden erişilen canlı kamera veya araç takip özelliklerini kapatabilirsiniz. Bunlar, tüketimi belirgin şekilde düşürecektir.
Ayrıca aracın mobil uygulamasını devamlı açmak, her bağlantıda aracı uyandırır ve bataryadan güç çekmesine neden olur. Mobil uygulamayı da açmamak, batarya tüketimini olumlu yönden etkileyecektir.
Son olarak aracı özellikle bu sıcak havalarda gölge veya kapalı bir alana bırakmak, sıcaklık stresini en aza indirme konusunda büyük fayda sağlar.
Bu küçük ama etkili önlemleri aldığınız ve aracınızı park haline %50 civarı bir şarjla bıraktığınız takdirde elektrikli aracınızın bataryasını emip sizi yolda bırakma ihtimali yok denecek kadar azdır.




