
Dünya Savaşı’nın ikonik cephelerini katı bir tarihsel gerçekçilikle bilgisayarlarımıza taşıyan BlackMill Games ekibi, serinin yeni oyunuyla bu kez gözlerini Çanakkale Cephesi’ne çevirdi. Verdun, Tannenberg ve Isonzo ile taktiksel FPS türünde kendine sağlam bir yer edinen BlackMill Games, Gallipoli ile oyuncuları tarihin en kanlı ve kader belirleyici mücadelelerinden birine davet ediyor.
Gamescom fuarında bir araya geldiğimiz BlackMill Games CEO’su Jos Hoebe ile Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Cephesi’nin oyuna nasıl aktarıldığını, Gallipoli’nin geliştirme sürecini ve firmanın gelecek projelerine dair beklentileri konuştuk.
İçerikten Görseller





+3
İşte Çanakkale Savaşı’nı merkezine alan Gallipoli projesinin arkasındaki vizyon ve Jos Hoebe ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaj!
Seriyi ve Blackmill Games’i bilmeyen okurlarımız için Gallpoli’nin fikir ve planlama aşaması nasıl hayata geçirildi? Proje ilk olarak ne zaman geliştirilmeye başlandı? Projenin doğuş sürecini özetleyebilir misiniz?

“Projenin kökenleri aslında oldukça geriye dayanıyor. Bu seri üzerinde 20 yıldır çalışıyorum. Tarihten, özellikle de küçükken Verdun’a yaptığım gezilerden çok ilham aldım. Birinci Dünya Savaşı oyunları yapmamızın temelinde bu yatıyor. Tabii daha önce Verdun, Tannenberg ve Isonzo’yu çıkardık.
Verdun’u yayınladığımız andan itibaren oyuncular Gallipoli’yi yani Çanakkale’yi istiyordu çünkü Çanakkale, hem Türkiye’de hem Avustralya’da hem de Birinci Dünya Savaşı tarihini bilenler arasında oldukça iyi bilinen bir cephe. Konseptin çıkış noktası buydu.
Geliştirme sürecine ise yaklaşık 4 yıl önce başladık. Yani Isonzo’yu çıkarmadan hemen önce çalışmalara başlamıştık. Isonzo Eylül 2022’de çıkmıştı, zaman gerçekten çok hızlı geçiyor. Isonzo’dan sonra yeni durağımızın Çanakkale olması bizim için çok doğal ve kaçınılmaz bir adımdı.”
Gallipoli geçtiğimiz hafta piyasaya sürüldü. Oyuna gelen yorumlar, incelemeler ve mevcut oyuncu sayısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Gelen geri bildirimler arasından ekibin en çok beğendiği ve “buna mutlaka odaklanalım” dediği spesifik bir örnek var mı?

“Genel tepkilerin oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. İlk başta biraz zorlayıcıydı çünkü bu durum günümüz oyun dünyasında bu genel bir trend hâline geldi, öncelikle farklı beklentilere sahip bir oyuncu kitlesini karşılamanız gerekiyor. Özellikle Türkiye’den, daha genel bir oyun geçmişinden gelen ve son derece zorlu bir simülasyon deneyimine gireceğini tam olarak bilmeyen geniş bir kitlemiz vardı. Bu yüzden başlarda biraz bocalama yaşandı ama durum sonradan dengelendi.
Spesifik geri bildirimlere gelirsek, ekrandaki silah görüş alanı (FOV) gibi detaylar üzerinde çalışıyoruz, topluluk bu konuda önceki oyunlardan daha farklı bir deneyim talep etti. Bunun dışında çok sayıda dengeleme değişikliği üzerinde çalışıyoruz.
Teknik açıdan bakarsak, oyunun çıkışı sürpriz bir şekilde çok sorunsuz geçti. İlk defa çapraz platform desteğiyle çıkış yaptık ve her şey gayet iyi gitti, büyük krizler yaşamadık.”
Gallipoli sonrasındaki projeniz ne olacak? Ekip yeni bir proje üzerinde çalışmaya başladı mı yoksa hâlâ öncelik Gallipoli üzerinde mi?

“Önceliğimiz kesinlikle hâlâ Gallipoli üzerinde. Geçtiğimiz günlerde bir yol haritası paylaştık. Tıpkı Isonzo’da yaptığımız gibi, Osmanlı cephelerini mümkün olduğunca oyuna aktarmaya çalışacağız.
Kafkasya Cephesi’ne odaklanacağız, Fransız birliklerini ve yeni haritaları oyuna dâhil edeceğiz. Yaşam kalitesi güncellemeleri ve yeni özellikler ekleyerek oyuncuları bu tarihsel hikâyenin içine çekmeye devam edeceğiz.”
Oyunun Türkçe arayüzün yanı sıra Türkçe seslendirmeye de sahip olması Türk oyuncular tarafından büyük ilgi çekti. Daha da önemlisi, global fiyata kıyasla Türkiye’de gerçekten ciddi bir bölgesel fiyatlandırma uyguladınız. Öncelikle bunun için tüm Türk oyuncular adına teşekkür ederim. BlackMill Games’in sonraki oyunlarında da bölgesel fiyatlandırma ve Türkçe dil desteği görmeyi beklemeli miyiz?

“Bu oyun, doğrudan sizin topraklarınızda geçtiği için Türkiye’de çok özel ve popüler bir konuma sahip. Gelecekteki projelerimizde bu durum aynı etkiyi yaratır mı emin değilim ancak bu oyun sayesinde özellikle Türkiye’de serimiz için çok güçlü yeni bir hayran kitlesi edindiğimizi düşünüyorum.
Şu anki oyuncu kitlemizin yaklaşık üçte birini (belki daha fazlasını) Türk oyuncular oluşturuyor ve bu durumdan çok memnunuz. Tabii ki daha geniş bir kitleye hitap ettiğimiz için Call of Duty beklentisiyle gelenler aynı oyunu bulamayabiliyor ama yarattığımız temayı benimseyen büyük bir kitle var.
Türkçe seslendirme konusuna gelirsek; oyunlarımız arasındaki en iyi seslendirme Türkçe oldu diyebilirim. Atmosferi inanılmaz derecede artırıyor. Ses aktörümüzün performansına çok fazla zaman ve emek harcadık. Bir Türk askerini canlandırırken, baskı altındayken veya bağırırken verdiği o his tamamen gerçekçi. İngilizce seslendirmeyi Türkçeye çevirmek gibi bir şey yapmadık, tamamen otantik bir iş ortaya çıkarmak istedik.”
Şu anda Gallipoli’yi Battlefield 1 ile kıyaslayan önemli bir kesim var. Kıyaslamaların doğru veya yanlış olmasından ziyade, oyunun geliştirme sürecinde hangi oyunlardan ilham alındı?

“Battlefield 1 bence harika bir örnek. Çevre tasarımları ve atmosfer konusunda çok doğru işler başardılar. Tabii ki bizim oynanış mekaniklerimiz Battlefield formülünden tamamen farklı, daha dar ölçekli ve taktiksel ancak Battlefield 1, 10 yıllık bir oyun olmasına rağmen grafiksel ve atmosferik açıdan hâlâ bu türdeki oyunlar için çok önemli bir mihenk taşı.
Bunun dışında rakiplerimiz ve türdeki diğer yapımlar da bize ilham veriyor. Red Orchestra serisi, Rising Storm ve belirli bir dereceye kadar Hell Let Loose gibi oyunları sayabilirim.”
BlackMill Games içerisinde Türk çalışan var mı? Oyunun çeviri ve seslendirme süreci şirket içerisinde mi yürütüldü yoksa dışarıdan bir ekiple mi çalıştınız?

“Ekibimizde Türk çalışanlarımız var. İspanya’da Madrid’de yaşayan ve silah modellerini yapan bir Türk arkadaşımız var. Ayrıca yine ekibimizde birkaç adet Türk arkadaşımız daha var. Bu arkadaşlarımız seslendirme süreçlerinde koçluk ve yönlendirme konusunda çok yardımcı oldular.
Ses aktörümüz ise şirket dışındandı. Kendisi Onur adında, İzmirli ve Çanakkale’de yaşayan inanılmaz birisi. Gerçekten inanılmaz bir performans sergiledi. Türkçe diyalogların ve metinlerin İngilizce kalıpların birebir çevirisi olmaması, yerel ve döneme uygun hissettirmesi bizim için çok önemliydi.”
Röportajı biraz özel olabilecek bir bilgiyle kapatmanı istiyorum. Cevaplamak zorunda değilsin ama BlackMill Games, Gallipoli’nin Türkiye’deki satışlarından memnun mu? Satışlar beklentilerin altında mı üstünde mi?

“Tam olarak beklentilerimiz dâhilinde olduğunu söyleyebilirim. Türkiye özelinde değerlendirirsek beklentilerimizin bile üzerinde bir ilgi gördük.
Oyun çıkmadan önce oluşacak ilgiyi tam kestiremiyorduk ancak CNN gibi ulusal basında haber olmamız, Türk makamlarıyla temaslarımız ve medya ilgisi muazzamdı. Türk oyuncu topluluğuna verdiğimiz değeri göstermek adına Türkiye mağazalarında oyunun adını “Çanakkale” olarak yerelleştirdik ve özel bir bölgesel fiyatlandırma uyguladık. Aldığımız sonuçlardan oldukça memnunuz.”
Okuduğunuz için teşekkürler. Gamescom’da gerçekleştirdiğimiz diğer röportajlara aşağıda yer alan içerikler üzerinden ulaşabilirsiniz.






